HİLAL GÖZLEM KLAVUZU

HİLAL GÖZLEM KLAVUZU

  • AKADEMİK
  • 24 Muharrem 1440 Perşembe

Kameri ayların ve dini günlerin başlangıç ve bitişlerini doğru belirleyebilmek için, Ay’ın gökyüzünde görünür hareketlerini çok hassas bir şekilde hesaplamak gerekmektedir. Hesaplama sonuçlarına göre de kameri ayın başlaması veya bitmesine karar verilmelidir. Bu çalışmalar ise gözlemler ile desteklenmelidir.

Ay ışığını güneşten alır ve güneşi gören yüzü parlar. Biz de ayın sadece ışık gören yüzünü görebiliriz.  Ay dünyamızdan 384.400 km uzaklıkta, çapı ise 3.476 km dir. Ayın dünya etrafında dönmesi 29 gün 12 saat 44 dakika 28 saniyede tamamlanmaktadır. Bu nedenle, Kameri takvime göre bir ay bazen 29, bazen de 30 gün olur. Bu önceden söylenecek intizamda değildir; yani bazen peş peşe iki tane 29 veya iki tane 30 gelebilir.

Aylar, hilalin görünmesi (rü’yet-i hilâl) ile sabit olur. Bu durum Ramazan ayı için de geçerlidir. Ramazan ayının girdiği, hilalin gözetlenip görülmesi ile belirlenir. Havanın bulutlu olup görülmemesi durumunda hesap devreye girecek ve Ramazandan önceki ay olan Şaban otuza tamamlanacaktır. Ayın durumu Ramazan’ın bitimi ve bayramın başlaması için de geçerlidir. Şevval hilalini görmek mümkün olmadığı takdirde Ramazan otuza tamamlanacaktır.

İÇTİMA (KAVUŞUM)

Ay, Dünya etrafında belirli bir yörünge üzerinde dolanmaktadır. Ay, yörünge üzerinde her dolanmasında bir kez güneş ve dünyanın arasına girerek aynı doğrultuya gelmektedir. Şekil-1’de görüldüğü gibi Güneş, Ay ve Dünya üçlüsünün aynı doğrultuya geldiği bu ana İçtima veya Kavuşum denir ki bu, astronomik aybaşının başlangıcıdır.

İçtima anında ayın karanlık yüzü dünyaya dönük olduğu için dünyanın hiçbir yerinden hilal kesinlikle görülememektedir.

Şekil-1:  İçtima ( Kavuşum ) Durumu

 

RU'YET-İ HİLÂL

Hilal'in görülmesidir. Hilal; Ay'ın batı tarafında göründüğü sıradaki halidir. "Rü'yet" görme anlamındadır. Rü'yet-i hilal de bu hilallerin izlenerek çıplak gözle görülmesi anlamında bir İslâm fıkıh terimidir.

Kameri ayın başlayabilmesi için Hz. Peygamberin hadisi mucibince Hilalin görülmesi şarttır. Hilalin görülebilecek bir parlaklığa ulaşması için de Şekil-1’de görüldüğü gibi içtima doğrultusundan en az 8° açılması gerekmektedir. Bu şartların dışında güneşin ışınlarından dolayı hilalin görülmesi kesinlikle mümkün değildir.

1978 yılında İstanbul’da yapılan Ru’yet-i Hilal konferansında alınan kararlar gereği, Ay’ın hilal olarak görülebilmesi için; içtima pozisyonundan en az 8º ayrılması, güneş battığı anda en az 5º ufkun üstünde olmasının gerekli olduğu görüşü benimsenmiştir. Bu kriterlerden bir tanesi gerçekleşmez ise çıplak gözle ilk gün hilalini görebilmek imkânsız olur. Kameri ayın başlaması için hilalin Dünya’nın herhangi bir yerinden görülmesi yeterlidir. Bütün bu kriterler göz önüne alınarak yapılan hesapların da gözlemler ile teyit edilmesi gerekmektedir.

AY NASIL GÖZLENİR?

Yeni bir ayın başladığını belirten yeni hilal, batı ufkunda güneş batmasından sonra çok ince olarak görülür. Bu ilk ayların ufukta kalma müddeti de değişiktir (takriben 5 ila 50 dakika). Ertesi gün akşamı görünme müddeti takriben 48 dakika daha uzar. Böylece gittikçe batması geceye doğru kayar. Takriben 7. günde tam yarım ay (İlk dördün) olur ki dolunayın kesmece tam yarısıdır. 14. günde Dolunay haline gelir. Bu günkü durumu tam dairevidir. Hâlbuki 13. veya 15. günlerde biraz eksiklik dikkatli bir göz tarafından hemen fark edilir.

Bundan sonra ayın aydınlık yüzü eksilmeye başlar. 3. haftada yani 21. günde yine yarım ay haline gelir. Müteakip günlerde incelmeye devam ederek yine hilal haline döner ki bu ay sonundaki hilale eski hilal, bölme hilal adı verilir. Başlıca özelliği sabah namazlarında ve doğu tarafında görünmesidir.

Eski hilal, ayın son günlerdeki şeklidir; yani dolunaydan son dördüne (yarım-aya) doğru küçülmeye başlayan, ayın, son hafta günden güne daha da incelerek vardığı durumdur. Bu, sabahları güneş doğmadan önce (ve biraz da sonra) görülebilir. Bu günlerde ay her sabah doğuya doğru açı olarak 12º kadar kaymış bulunur; böylece güneşin ufuktan doğma yerine ve zamanına günden güne yaklaşır, nihayet fiilen yok olur. Ayın bu sıralarda, gündüzün veya gecenin bir saatinde, dünya ve güneşle bir hizaya gelmesi hadisesi vuku bulur ki buna “kavuşum: içtima hali” derler. İçtimadan sonra güneş gökyüzünde, aydan öne geçer. Ay her gün yine 12º kadar geri kalmaya devam eder ve tabiî artık gökyüzünde güneş batmasından sonra, yani akşamleyin görünmeye başlar. İşte bu devrede ilk görünen ince aya yeni hilal denilir. Eski hilal ile yeni görünen hilal arasında büyük bir zaman aralığı bulunur (en aşağısı bir buçuk gün).

HİLÂL GÖZLEMENİN ÖNEMİ

Hilâl’ in gözetlenmesi farz-ı kifayedir. Şu halde bu bir ibadettir. Öyle bir ibadet ki, günümüzde olduğu gibi, hemen hemen hiç kimsenin yerine getirmediği bir zamanda bu farz-ı kifaye ne olur? diye düşünmemiz gerekir.

İslâm dininin temel ibadetlerinden olan oruç ve hac ibadetlerinin vakitleri, ayın dünya etrafındaki dönüşlerine göre belirlenmiştir. Kur'ân'da şöyle buyurulmaktadır: “(Resûlüm!) Sana hilâl halindeki (yeni doğan) ayları sorarlar. De ki: “Onlar, insanlar ve özellikle hac için vakit ölçüleridir.””  (Bakara, 2/ 189).

İşte biz, bulunduğu yer ve işi müsait olan kardeşlerimizi önümüzdeki aylarda itibaren, havanın açık olduğu günlerde hilali gözetlemeye davet ediyoruz. Bu gözetleme işinin bütün memleket sathında yapılmasında büyük fayda var. Zira bazen birçok bölgelerimizde hava kapalı olduğu halde bir iki yerde ufuk açık olabilir. Zamanla alışkanlık kazanacak genç kardeşlerimizden bir kısmı hilali görebilir. Bu evvela, bir farz-ı kifayenin (bir ibadetin) yerine getirilmesi olacak, diğer taraftan Müslümanlara, fikren yükselme yönünde katkısı olacağı gibi bu sahada da birliğe doğru bir gidiş içinde bulunacaklardır.

 

 

KAYNAKLAR

1- Müslüman Ülkeler Neden Farklı Günlerde Bayram Yapıyor? Kim Haklı?, Dr. Mahmut KALELİ, İlim ve Sanat Dergisinin Temmuz-Ağustos 1985 tarihli 2. Sayısı

2- Bu Senenin Şevval Hilali ve Ramazan Bayramının Zamanı Üzerine, Prof. Dr. Mahmud Esad COŞAN – İslam Dergisi Başmakaleleri – Temmuz 1986

3- Hilâl’in Görülebilirliği, Prof. Dr. A. Nihat ESKİOĞLU İlim ve Sanat Dergisinin 1986 tarihli 7. Sayısı

4- 2011-2014 Yıllarına Ait Ramazan, Şevval Ve Zilhicce Ayları Hilal Gözlem Raporu, DİB

5- Feyzü'l-Furkan Açıklamalı Kur'ân-ı Kerîm Meali